Uzatılmış NEP Dönemi Teorisi ve Revizyonizmle Uzlaşma Yolları

ABC Gazetesinde Ender Helvacıoğlu‘nun 02.11.2017 tarihinde yayınlamış olduğu “Çin Komünist Partisi ve Sosyalizm” başlıklı yazı olguları ele alırken Marksizm-Leninizm-Mao Zedung Düşüncesinden uzaklaşmanın ne tür sonuçlar verebileceğinin bir başka örneğini içeriyor.

Yazı öncelikle SSCB’nin hangi koşullarda ortaya çıktığı ve klasik Avrupa-Bencili Üretici Güçler teorisinin eleştirisi ile başlıyor. Emperyalizm çağında iktisadi açıdan geri kalmış ülkelerde sosyalizmin hem moderniteyi kurma, hem de sosyalizmi yerleştirip geliştirme misyonunun tanımı ile devam ediyor.

Sonrasında ÇKP 19.Kongresi’ne geliniyor. Çin revizyonizminin niçin meşru olduğu bir bir anlatılarak tarihsel referans olarak “ama Lenin de NEP’i devreye almıştı” şeklinde bir tarz ile süreç kotarılıyor. Bu doğrultuda, ÇKP hem Leninist bir çizgi izleyen parti yapılıyor, hem de teoriyi yeni koşullarda derinleştirip yaratıcı şekilde uygulayan bir karaktere büründürülüyor.

Konu Çin’de izlenen sosyalizm pratiğinin analizine gelince sıklıkla karşılaşılan bir durumdur Ender Helvacıoğlu’nun da yazısında belirttiği “verilerimiz ne yazık ki çok kısıtlı; dolayısıyla somut bir tartışma yapma olanağımız yok” türünden açıklamalar.

Çin’de kapitalizmin restorasyonuna ilişkin verilerin kısıtlılığı hangi konumdan bakıldığı ile ilgilidir. Yola çıkarken Çin’in sosyalizm pratiğine “halel getirmemek” kaygısı taşıyorsanız zaten veriler hep yetersizdir. Gerçekten ne olduğunu anlamaya çalışıyorsanız ve zihninizde belirlediğiniz şablonları bir nebze olsun kenara bırakarak, olguları pratiğin içinde ele almayı denerseniz, ortada modern revizyonizmin Çin türünün nasıl ve hangi kırılma noktaları ile kurulduğuna ilişkin hacimli bir veri bulabilirsiniz.

Ender Helvacıoğlu, ilgili yazısında Lenin’in emperyalizm teorisinden kısaca bahsediyor ancak bu teorinin Çin pratiğinde uygulamasına girişmiyor. Mesela Barcelona’dan, Lüksemburg’a, New York’tan, Tokyo’ya uzanan bir ağda ÇKP ve Çin Devleti denetiminde olan China Corporation Bank’ın yapısını ve hangi finansal süreçlerde hangi ortaklıklarla sermaye ihracında yer aldığına dahi değinmiyor. Çin içinde iktidarı yöneten revizyonistler tarafından 41 yıldır niçin eyaletlere ve bölgere göre ciddi gelir farklarının bulunduğuna da değinmiyor. Çin’de yükselen işçi sınıfının grevlerine hiç değinilmiyor.

Lenin’in emperyalizm teorisini, yoğun miktarda sermaye ihracında, mali-oligarşide ve tekelci kapitalizmin ulusal pazarları doğrudan belirleyip kurduğu üretim ilişkilerinde aramayıp önceki yüzyılın başında yapılan bir tahlil olarak sabitlemek mevcut Çin gerçeğinin Marksist-Leninist analizinden de uzak kalmayı getiriyor.

Belki de gerek yok… Ender Helvacıoğlu için zaten veriler yetersiz ve ne yaparsa yapsın Çin sosyalist. Hatta bir gecede bir kararname ile adamlar her şeyi düzeltirler. Tayyip yapıyor ise ÇKP mi yapamayacak?

Geriden kalan 41 yılın olgularından koptukça, subjektif zorlamalar bu tarz fanteziler bile kurdurtabiliyor kişiye.

41 yılda Ender Helvacıoğlu’nun “Uzatılmış NEP” olarak tanımladığı döneminde neler yaşandı Çin’de? “Uzatılmış NEP”‘in Lenin’in 4 yıl yürürlükte kalan NEP’inden hangi noktalarda farkı vardı?

NEP, Sovyetler Birliği Komünist Partisi 10. Kongresinde kararlaştırılmış ve resmi olarak 21 Mart 1921 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 4 yıl uygulanmış ve Stalin dönemi ile birlikte kalkınma planları evresine geçilmiştir. NEP döneminde köylülerden zorla alınan fazla tarımsal ürünler durdurulmuş, bunun yerine ürün üzerinden vergi alınmaya başlanmıştır. İsteyenin küçük işletme açmasına imkân tanınmış, para tekrar değer kazanmış ve işçi maaşları aynı olarak değil para ile ödenmeye başlanmıştır.

Çin’in “Uzatılmış NEP” i, Büyük Proleter Kültür Devriminde tasfiye edilen kadroların ordu ve iktidar aygıtlarını kademeli bir darbe ile ele geçirerek sosyalist ekonominin kolektif yapısını ve kitlelerin devrimci yaratıcılığını kısa sürede tasfiye ederek mümkün hale gelmiştir. Hua Gua Feng ve ardından Deng Xiaping ve kliğinin iktidar mekanizmalarının başında yer aldığı ve ABD emperyalizmi ve serbest piyasa koşulları ile her türlü işbirliğini yürürlüğe alan “Uzatılmış NEP” in sonuçları kısaca şu şekildedir.

Büyük Proleter Kültür Devrimi döneminde oluşturulan halk komünlerinin çoğunun tasfiyesi, sağlıkta özelleştirmenin devreye alınması, 1984’te serbest piyasa ekonomisine resmi olarak geçiş, ucuz iş gücüne dayalı yoğun emek sömürüsü ile işçi sınıfı üzerinde kapitalist sömürü mekanizması, kitleleri kapitalist ilişkilere ve tüketime teşvik etmek, bölgeler arasında gelir adaletsizliğini seneden seneye derinleştirmek, China Corporation Bank türünden hisselerinin içinde ABD emperyalizminin finans kuruluşlarının da yer aldığı bankalar aracılığı ile yoğun sermaye ihracını devreye almak, devlet kapitalizmini sosyalizm olarak yaldızlayıp dünya uluslarına bir model olarak pazarlamaya çalışmak, Marx’ın da belirttiği gibi kapitalizmin doğası gereği ortaya çıkan her 10 senede bir yaşanan ekonomik krizlerde işçi grevlerini zor aygıtı ile bastırmak, uluslararası sermayenin ve çokuluslu şirketlerin bütün girişimlerini ülkesine davet etmek, önlenemez kar ve sermaye birikimi arzusu ile hava kirliliğine ve ekolojik açıdan felaketlere neden olmak, vb.

Liste uzatılabilir. Sosyalizm tarihi Titocu Özyönetim modellerinden Walesacı anarkosendikalizm modellerine, Browderci, Togliattici Avrupa Komünisti örgüt yapılarından Kautskyci ve Troçkist üretici güçler teorilerine kadar her türden revizyonist akımı bir tarihsel dönem boyunca ortaya çıktığını göstermektedir.

Bu akımlar işçi sınıfının devrimci ideolojisini, Marksizm-Leninizm-Mao Zedung düşüncesini yalnızca revize etmekle kalmamışlar, aynı zamanda tekelci kapitalistlerle organik bağlarından ötürü karşı devrimci bir dinamik olarak kendilerini sabitlemişlerdir.

Yukarıdaki listeye eklenmesi gereken, eklenmedikçe eklemeyenleri revizyonist açmazlarda teori geliştirmeye yönelten, reel sosyalizm tarihinin Marksist-Leninistler tarafından dikkatle incelenmesi gereken bir diğer parçası ise 1976’da Çin Halk Cumhuriyeti’nde (hatta 1971 döneminde Richard Nixon, David Rockefeller gibi emperyalizmin temsilcilerinin Pekin ziyaretleri ile başlayan bir ivmede) gerçekleştirilen karşı devrimci hükümet darbesidir.

41 yıldır yürürülükte olan ve niteliği devlet-kapitalisti olmakla beraber, kapitalist üretim ve bölüşüm ilişkilerini hakim kılmaya çalışan bir pratiğin sosyalizm olarak görülmesi Ender Helvacıoğlu’nu, ülkemizde en açık şekilde mevcut Çin devletinin propagandasına kendini adamış Aydınlık hareketinin çizgisi ile aynı düzleme getirmektedir.

Lenin’in “Tarih, ceza vermekte tereddüt etmeyen haşin bir anadır.” sözü bilinir.

Ve bir diğer önemli uyarısı da “Proletaryanın devrimi gerçekleştirme hakkı bir tas çorbayla, polisin izin verdiği bugünkü örgütlerle değiştirildi” şeklindedir.

Kapitalizmin alternatifi tekelci-devlet kapitalizmi ve ideolojisi olan modern revizyonizm değildir. Hiçbir güç Jaruzelskileri, Gomulkaları, Husakları, Jivkovları kurtaramamıştır. Deng Xiaopingler, Jiang Zeminler ve benzeri revizyonistler de tarihin çöplüğünde yerini alacaktır.

Emekçi kitlelerin ve dünyanın mülksüzlerinin doğrudan kendi iktidar aygıtlarını yaratacakları, sınıf savaşımını kesintisiz olarak sürdürecekleri ve mülkiyetin ve imtiyazların her türüne karşı mücadelelerine devam edecekleri sosyalizm için gelecek günler aydınlıktır.

Ender Helvacıoğlu’nun ilgili yazısı için: http://www.abcgazetesi.com/cin-komunist-partisi-kongresi-ve-sosyalizm-8128yy.htm

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest