Takiji Kobayashi ve Proleter Edebiyat

Takiji Kobayashi ismi ülkemiz edebiyat ve kültür yaşamında pek aşina olunan bir isim değildir. 20 Şubat 1933’te henüz 29 yaşındayken İmparatorluk Japonyası’nın muhalefeti sindirmek için kurduğu Tokubetsu Kōtō Keisatsu (Özel Yüksek Polis) isimli bir organizasyon tarafından “komünist olmak” suçlaması ile yakalanır, ağır işkence görür ve genç yaşta yaşamını kaybeder. Kısaca Tokkö olarak bu faşist teşkilatın Hitler’in Gestaposundan kat be kat daha acımasız olduğu ve bir dönem isminin zikredilmesinin dahi halkta derin bir kaygı ve korku yarattığını anımsatmak gerekir.

Üniversite eğitimi ardından Hokkaido Colonial Bank isimli sömürgeci bir bankada çalışmaya başlayan kendisi tüm bu süreç içinde hem işçi ve köylü sınıfının eylemlerini organize etmeye çalışıp, hem de mücadele için çeşitli afişler, bildiriler ve yazılar hazırlayacaktır.

Takiji Kobayashi, kısa süren yaşamında Japonya’da o evre yeni gelişmekte olan Marksist düşünce akımı içerisinde aktif olarak yer almış ve önemli ürünler ortaya koymuş bir edebiyatçıdır. Karl Marx ve Fridrich Engels’in ünlü “Komünist Parti Manifestosu” çalışmasının Japonca çevirisi ilk kez 1904 yılında yapılmıştır. Das Kapital’ın parçalı şekilde çevirisi ise 1907’lere uzanır. Marksizm-Leninizm’in klasiklerinin ülkeye kazandırılması ağırlıklı olarak Kobayashi’nin hem en üretken olduğu hem de adım adım yaşamının sonlandırılacağı 1927 ve 1933 yılları arasına denk düşmektedir.

Takiji Kobayashi, 1929 senesinde Japon Proleter Yazarlar Cemiyeti merkez komitesine seçilir. “Yengeç Gemisi” olarak bilinen “Kanikösen” isimli çalışmasını bu evrede yazar. Kitap, emekçi sınıfların ağır yaşam koşullarını ve işverenler tarafından sistematik sömürülmelerini bütün çıplaklığı ile anlatır. Kanikösen’de, Rusya sularına yakın bir bölgede yengeç avlayan bir gemideki mürettebatın sovyet yönetmen Sergei Eisenstein’ın ünlü çalışması Potemkin Zırhlısı’ndakine benzer şekilde zorlu yaşam koşulları ve isyanları detaylı şekilde betimlenmiştir.

Japon işçi edebiyatının en iyi ve ilk örneklerinden biri olarak kabul edilen “Kanikösen” sonrası Kobayashi’nin peşine devletin Tokkö ajanları düşer. O dönem Tokkö, muhalif organizasyonlara ve henüz emekleme aşamasındaki Japon Komünist Partisi içine de sıklıkla ajanlarını sokabilmektedir. “Kanikösen” kitabı ile banka ile olan ilişiği de çok geçmeden kesilir. Takiji Kobayashi, Tokkö ajanları tarafından kandırılır, polis merkezinde günlerce işkence görür ve kalp krizine bağlı olarak yaşamını 20 Şubat 1933’te yitirir.

Kanikösen dışında “Gelmeyen Evsahibi”, “Bir Parti Üyesinin Hayatı”, “Eski Jimnastik Öğretmeni” gibi toplumcu gerçekçi edebiyat çalışmaları bulunan Kobayashi’nin eserleri şu ana dek ülkemize kazandırılmamıştır ve çevirilmeyi hak etmektedir. Anısına saygı ile…

Irmak Sonay

İskandinav ve Çin mitolojisi, Güney Asya edebiyatı ve Türkiye'de işçi sınıfı hareketleri üzerine araştırmaları bulunan İstanbul Üniversitesi edebiyat bölümü mezunu kendisi Kuram Dergisi, Marksizm ve Sanat bölümü editörüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest