Sağ ve Sol Rüzgarlara Karşı

İşçi sınıfı ideolojisi içinde “sağ” ve “sol” rüzgarlar her zaman zarar verici olmuştur. Bu rüzgarların ortaya çıkışının şüphesiz nesnel sebepleri bulunur. Kapitalizmin dünya ölçeğinde küreselleşerek hegemonyasını kurduğu bir evrenin özel bir aşamasında geçmekteyiz. Bu hegemonyanın son yüz yıllık süreçteki hızlı yükseliş dönemi artık geride kalıyor. Gerek kaynakların aşırı oranlarda daralması, gerekse emperyalistler arasındaki sonsuz çekişmeler, ayrışma ve yeniden oluşum çabaları emekten, üretimden ve paylaşımdan yana yeni bir toplum, yeni bir dünya hedefiyle mücadele eden öznel güçler için büyük bir potansiyel barındırıyor. Ancak eski hatalara düşmemek, geçmişten ders almak, işlevsiz formüllerden uzak durarak geleceğin sonsuz ihtimaller barındırdığını saptayarak ve “sağ” ve “sol” sapmalara karşı dikkatli olmak kaydı ile…

Mao Zedung’un diyalektik ve devrimci gelişim teorisinin temeli “kitlelerden yeniden kitlelere” şeklinde özetlenebilir. Kitleler ve halk tarihin asıl öznesi, esas kurucu unsurudur. Kitleler tarihin yaratıcısıdır. Bireylerin ve öncü organizasyonların rolü bu süreçte belirleyici ve kaçınılmaz olmakla birlikte son tahlilde tarihi yaratan halktır.

Sağcı Rüzgar

Bilimsel sosyalistlerin yani Marksistlerin görevlerinin başında bu perspektifi bulandırmaya yönelik “sağ eğilim” ile mücadele gelir. Sağ rüzgar kitlelerin gerisinden gelmeyi uygun görür. Kitlelerin bilinçlenmesi ve yeni bir toplum için mücadeleye atılmasına çekimser yaklaşır. Kendi ayrıcalıklı ve hakim kapitalist ilişkiler içindeki istikrarlı gözüken konumunu korumaya özen gösterir. Sağcı rüzgara kapılmış kişi eski toplumun hakim ilişkileri dışında hiçbir şey göremez. Bu bağlamda çözümü daima sistemin içinde arama eğilimindedir. Eski toplumsal aygıtı kullanmaya çalışır ve sıklıkla başarısızlığa uğrar. Kullandığı araçların tepeden tırnağa kitlelerin esareti ve baskılanması için üretildiğini görmezden gelir. Hayal kırıklığı içinde sistemin gücü karşısında dehşete düşer.

Sağcı rüzgarın sistem içinde hareket etmeye devam etmesini meşrulaştırmasının araçları “üretici güçlerin geliştirilmesi” türünden Kautskylerin, Deng Xiaopinglerin emekçi kitleler düşmanı revizyonist tezleri olur. Bu tezler emperyalizmin ağırlığını hissettirdiği koşullarda çeşitli ulusal uzlaşı biçimleri bularak yaşamaya devam etmeye çalışır. Ancak temel çelişmenin yani üretim araçlarından ve kaynaklardan mahrum bırakılmış, yoksullaştırılmış ve baskı altında tutulan kitlelerle kaynakların sahibi bir avuç azınlık arasındaki kıyasıya savaşın yoğunlaşması da bu bağlamda gündemdedir. Sağcı rüzgar temel çelişmeyi yok saymaya çalışır, çeşitli revizyonist teorilere eklemlemeye ve uyarlamaya gayret eder. Günün sonunda kitlelere sunacağı tek şey eski toplumsal ilişkilerin ve baskı araçlarının devamlılığıdır.

Sol Sapma Rüzgarı

Sağ sapmanın hortlaması ve hegemonyası beraberinde sol sapmaları getirir. Diyalektik açıdan bu kaçınılmazdır. Sol sapma kitlelere yüz çevirmeyi ve kitleden bu kez “kitlelerin geri olduğu” düşünülerek kopmaya dayanır. Emekçi sınıflar sol sapma rüzgarına göre istendik durumda değildir ve toplumsal değişimin zorunluluğunu bir türlü anlayamamaktadır. Sol sapma içindekiler kendi dar pratiklerini her şeyin üstünde görürler ve devamlı kendilerini yüceltirler. Marksizm-Leninizm-Maoizm’in bilimsel hattını basit reçetelere, işlevsiz slogan ve formüllere indirgerler. Gerçekçi ve doğru bir özeleştiri ve eleştiri sürecine girmezler. Sağcı rüzgarın temsilcileri gibi bir çeşit umutsuzluk içindedirler. Üretici güçlerin düzeyi ve nesnel koşulların gerçekçi analizi bu kez küçümsenir veya yeterince dikkate alınmaz.

Sol sapma rüzgarı statükoya olan obsesif bağlılığı ve tarihte halkın değil “öznenin” yani “kahramanların” rolünün her seferinde altını çizerek devrimi karikatürize etmekten öteye gidemez. Nesnel koşullar ve politik bağlamı belirleyen güçler dengesi hafife alınır. İdealist tarih anlayışına bu kez sol sapma üzerinden varılır. Sol sapma rüzgarının hataları kaçınılmaz olarak sağcı rüzgarlarla doldurulur bu açıdan devrimci süreçlere büyük zarar verir.

Sağ veya sol sapma rüzgarı birbirlerinin hem anası hem de çocuğudurlar. Tarihsel açıdan bu sapmalara karşı izlenmesi gereken yol, yeni bir toplum için Marksizm-Leninizm-Maoizm’in devrimci teorisini benimsemek, hangi zeminde durulduğunu ve ne için mücadele edildiğini saptamak, sınıf mücadelesinin içine doğru strateji ile girmek ve kitlelerden alıp kitlelere geri dönmektir. Emekçi kitlelere bağlı olmak, örgütlenmek, her seferinde özeleştiri ve dönüşüm ile devrimci diyalektiği uygulamaktır. Bu devrimci diyalektiğin devrimci politika olarak uygulanmasıdır.

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest