Proudhon: “Mülkiyet Hırsızlıktır!”

19 Ocak 1865 tarihinde anarşizmin teorik mimarlarından Fransız düşünce adamı Pierre-Joseph Proudhon 56 yaşında yaşamını yitirdiğinde geride spekülatif açılımlar, zikzaklı ve çelişkili düşünceler ve bilimsel sosyalizmin kurucuları Karl Marx ve Friedrich Engels’in yeni bir bilimsel kıta olarak kurduğu tarihsel materyalizmin teori alanında savaşarak aştığı bir düşünce iklimi bırakmıştır.

Köylü bir kökenden gelen çocukluk dönemi çobanlıkla geçen Proudhon’un en önemli eserlerinin başında “Mülkiyet Nedir?” ve “Sefaletin Felsefesi” gelmektedir. Besançon’da kazandığı burs ile parlak bir öğrencilik yaşamı sürdüren kendisi dönemin demokrat ve liberal yazarlarının yanı sıra, ütopyacı sosyalistlerin en önemlilerinden biri olan Charles Fourier’in de ideolojik etkisinde kalacaktır.

Qu’est ce que la propriété? – Mülkiyet Nedir? kitabında: “Ben anarşistim ve mülkiyet de hırsızlıktır!” ifadesini kullanan Proudhon’un sonraki ekonomik ve siyasal çalışmaları bu ünlü çıkışının gölgesinde Proudhon’u hızla gelişen emekçi sınıf organizasyonları ve işçi sınıfı ideolojisi içinde görüşleri merak edilen ve heyecan uyandıran etkin bir özne yapacaktır. Ta ki, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın tarihi çıkışına kadar…

Marx’ın üretim araçlarının kolektif mülkiyeti çıkışına karşı liberalizmi savunan ve üretim araçları mülkiyetinde özel mülkiyetin de devrimci olabileceğine yönelik tarihsel ve bilimsel temellerden yoksun çıkışları ile Marksizm’e cephe alan Proudhon ve yandaşları, özellikle Fransa’da geniş taraftar bulacaktır. Karl Marx’ın “Felsefenin Sefaleti” isimli önemli çalışması Proudhon’un anarşizm ve radikal söylemlerle kendini sunmaya çalışan özünde burjuva tezlerinin sağlam bir eleştirisidir. Bu çalışmanın önsözünde Marx’ın şu girişi hafızalarda yer eder:

“Proudhon’un Avrupa’da garip bir şekilde yanlış tanınmak bahtsızlığı var. Fransa’da kötü bir iktisatçı olmak hakkına sahiptir, çünkü iyi bir Alman filozofu diye tanınır. Almanya’da kötü bir filozof olmaya hakkı vardır, çünkü Fransız iktisatçılarının en kuvvetlilerden biri diye tanınır. Biz, hem Alman hem de iktisatçı olarak, bu çift yanlışlığa karşı çıkmak istedik. Okuyucu anlıyacaktır ki, bu sevimsiz çalışmada sık sık M. Proudhon’un eleştirilmesini bırakmak ve Alman felsefesinin eleştirisini yapmak, aynı zamanda da ekonomi politik üzerine toplu bir bakış sunmak gerekmiştir.” – Karl Marx, Felsefenin Sefaleti

Proudhon’u incelemek ve çıkış noktasındaki açmazları ve burjuva liberalizmine kayan kendiliğindencilik seyrini tekrar keşfetmek günümüz Marksist-Leninistleri için güncelliğini yitirmemiş bir görevdir. Keza mülkiyet konusu ve nasıl bir toplumda, nasıl bir toplumsal sistem ile yaşanacağı temel sorusu yakıcılığını korumaktadır.Bir diğer konu politik öznenin inşasıdır.

Gerçek ekonomik yapıyı, üretim ilişkilerini ve tarihsel zorunlulukları bilimsel şekilde tahlil etmek ve devrimci politik özneyi bu temelde kurmak mı? Yoksa ciddi analizlerden yoksun, aceleci, kestirmeden sloganlarla gevezelik mi?

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest