Pier Paolo Pasolini’yi Anarken…

İtalya’nın yetiştirdiği en özgün senarist, yönetmen ve şairlerden biri olan Pier Paolo Pasolini, 42 sene önce bugün, 2 Kasım 1975’te kanlar içinde feci halde dövülmüş bulunmuştu. Yapılan otopside dövüldükten sonra kafasının üzerinden de araba ile geçildiği söylenir. Katiller ile ilgili çeşitli iddialar atılır ancak gerçek katiller bulunamaz.

Pasolini, “Salo: Sodomun 120 Günü” isimli sansasyonel film çalışması ile faşizmin en çirkin yüzünü beyazperdeye aktarmış, “Teorem” ve “Domuz Ahırı” çalışmaları ile sinemada diyalektik perspektifi yaratıcı bir şekilde uygulamıştı. İtalya Komünist Partisi içinde de bir dönem görev alan kendisi, gericiliğin her zaman tepkisini bir şekilde üstünde toplamıştır.


Yüzümü göstermem
Tek başına ve çocuksu bir ses yükseltmem
Tamamen anlamsız. Korkaklık sarmış etrafımızı

Diğerlerinin zulüm altında öldüğünü görerek,
garip bir farklılığa hapsolarak
Ölürüm ben de işte ve bu bana çok acı verir.

Tüketim, kapitalizmin tamamen yeni devrimci bir biçimi. Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor. O, tüketebilecek olanları, zenginleri ister; iyi yurttaşlar değil, iyi tüketiciler.

Tüketicilik İtalya’nın tarihinde yaşadığı ilk gerçek birleşme. Bu oldukça korkutucu. Alternatif ne? İntihar. Aydın intiharı diyelim… Öte yandan bu, bir yanıyla asla kabul edemeyeceğim terörizm ve şantajın bir parçası.

Sanatçı, şair, tam da intihar etmeyen, her şeye rağmen yaşayandır! Sanat her şeyden önce canlıdır. Canlılığın olmadığı yerde sanat olmaz. Aydın intiharı… Hayır, intihar etmiyorum. Üzgünüm.

Pier Paolo Pasolini

Irmak Sonay

İskandinav ve Çin mitolojisi, Güney Asya edebiyatı ve Türkiye'de işçi sınıfı hareketleri üzerine araştırmaları bulunan İstanbul Üniversitesi edebiyat bölümü mezunu kendisi Kuram Dergisi, Marksizm ve Sanat bölümü editörüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest