Ölümünün 99. Yılında Rosa Luxemburg

Uluslararası komünist hareketin en yaratıcı düşünce ve eylem kadınlarından biri olan Spartakusbund kurucusu Rosa Luxemburg, 15 Ocak 1919 tarihinde dönemin Marksist teorisyen ve örgütçülerinden Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck ile birlikte gerici Freikorps silahlı teşkilatı tarafından tutuklandılar. Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybettiler. Aynı gün, Luxemburg ölene kadar dövüldü ve ölü vücudu nehre atıldı. Karl Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştü.

Bütün hayatını devrimci mücadeleye adayan Rosa Luxemburg, 5 Ağustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916’da grubun adı Spartaküs Birliği (Spartakistler – Spartakusbund) oldu. Luxemburg, dönemin komünist partilerinin sosyal emperyalist ve burjuva işbirlikçisi teorilerine karşı çıkarak Lenin’in I.Dünya Savaşı’na karşı çıkmasını destekleyerek tüm halkların emperyalist hükümetlerine kaşı mücadele etmesi gerektiğini savundu. 28 Haziran 1916’da Luxemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı. Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği yaratıcı eleştiriler dikkatle incelenmesi gereken notları içermektedir.

1918 Kasım’ında Rosa Luxemburg hapisten çıktı. Faaliyetlerine devam etti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Partisini kurdu.

Das Kapital’in Analizi ve Emperyalizm Teorisi

Rosa Luxemburg, “Sermaye Birikimi”1 isimli önemli çalışmasında Marx’ın ekonomi politiğin eleştirisi alt başlığı ile yayınlanan temel eseri Das Kapital’in ikinci ve üçüncü cildi üzerinde durmakta ve sermayenin basit ve genişletilmiş dönüşüm süreçlerinin izini sürmektedir. Bu çalışma kapitalizmin o aşamada geldiği tekelci yoğunlaşmaların doğru olarak anlaşılabilmesi için meta üretimi sürecinde yer alan değişmeyen sermaye + değişken sermaye + artı değer formülünün ve tüketim malları üreten kesim ile üretim araçları üreten kesim arasındaki arz talep ilişkilerine yoğunlaşır.

Marx’ın ölümü sonrası büyük oranda eksik ve tamamlanmamış notlarla birlikte ortada kalan ve Engels tarafından toparlanmaya çalışılan Das Kapital, Rosa Luxemburg tarafından geliştirilmeye çalışılacaktır. Sermayenin basit dolaşım sürecinden farklı olarak, yüksek oranlarda yapılan üretim sonucunda üreticinin tüketimine ve kapitalistin lüks tüketimine giden oranların haricinde artıkların yeniden değişmeyen sermayeye dönmesi ve bu birimi büyütmesi bir aşamada zorunluluk olarak kendini göstermiştir. Artı değerin bu şekilde realizasyonu için tercihen modernleşmemiş bağımlı yeni pazarlar gereklidir. Yeni pazarlar özellikle kapitalizm öncesi üretim tarzlarının yer aldığı coğrafyalara yapılan sermaye ihracını gündeme getirir. Bu durumun görünürdeki en belirgin yansımaları, ülkeleri boydan boya geçen demiryolları, devasa liman işletmeleri, ticaret anlaşmaları, tüketim malları üreten fabrikalar, kendilerini uzman olarak tanıtan kişiler, toprağından kopartılmış sayısız emekçi kitlenin bir başka coğrafyada yer alan kapitalistin ihtiyacı için merkezi üretim sürecine girmesi, sermayenin beklentileri doğrultusunda değişen sosyal ve kültürel yaşam olacaktır.

Rosa Luxemburg’un örgütçü çizgisi, kadın sorunundaki yaratıcı ve devrimci tutumu, tekelci kapitalizm tahlilleri ve eleştirel aklı ön planda tutan analitik zekası bilimsel sosyalizmin teorik mirası içinde yer almakta ve bir kez daha dikkatle incelenmeyi hak etmektedir.


1) Sermaye Birikimi, Rosa Luxemburg, Çeviren: Tayfun Ertan, Alan Yayıncılık, İstanbul 1986

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest