Küresel Devrimci Siyaset

Küreselleşmiş kapitalizmin kurbanlarının çıkarlarının ifadesi olan sosyal ve politik hareketlerin tamamının, çeşitlilik içinde birlikteliğini inşa etmek, en azından 5 alanda çeşitliliğe saygılı olmayı zorunlu kılıyor.

Bu 5 kritik alan küresel ölçekte mücadelelerini devrimci ilkeler ve asgari zorunluluklar temelinde merkezileştirme göreviyle karşı karşıya bulunan bilimsel sosyalistlerin ciddiyetle eğilmesi gereken kategorilerdir.

1) Kapitalizm eleştirisindeki ısrar ve derinlik düzeyi devrimci strateji ve siyasetler için vazgeçilmezdir. Neoliberalizmin iflah olmaz ideologlarına yakın duran, onların tezlerini reddetmeyen, kapitalizmi aşırılıklarından kurtarıp ömrünü uzatmayı amaçlayan kozmetik reformlar önerenler ve asıl amacı halk hareketlerini güçlendirmek değil, içini boşaltmak olan söylem ve pratiklere karşı taviz verilmeden mücadele edilmelidir.

Yoksulluğun ve açlığın asıl nedeni olan liberal sistemi reddetmeden “açlığı azaltma” türünden programların şarlatanlığını yapanları gerçek niyetleri ile açığa çıkartmak gerekiyor.

Günümüz dünyasının mevcut konjonktüründe kapitalizmin sosyal mantığının ötesine geçenler ile geçmemek için uzlaşılar arayanları dikkatli bir şekilde her seferinde ayırabilmek gerekiyor. Bu bilimsel ve devrimci tutumdur.

2) Küreselleşme ve küresel kapitalizm mefhumlarının eleştirisi belirleyici önemdedir. Kimilerine göre küreselleşme “alternatifsizdir” ve hala potansiyel olarak “olumludur” Kullanmayı biliyorsan ve şansın varsa “büyük bir fırsattır”

Kurulacak devrimci ve küresel ölçekte geçerli bir siyasi çizgi için bu kesim ile ideolojik mücadeleyi bir an olsun yavaşlatmamak gerekir. Gerçekte kapitalist küreselleşmenin emperyalist niteliği ve özellikle de onun neoliberal versiyonunun referansları olan ABD ve AB hegemonyacılığına karşı mücadeleyi düşmanın yalpalamalarını, dönemsel zafiyetlerini veya görece üstünlüklerini abartmadan kesintisiz şekilde sürdürmek hayati önemdedir.

3) ABD ve 3.Dünya ülkelerindeki seçim maskaralıkları ve “düşük yoğunluklu demokrasi” uygulamaları pratikte sağ veya parlamenter sol lehine depolitize bir konsensusa dayanmaktadır. Bütünüyle içi boş olan ve en ufak bir potansiyeli bulunmayan bu hükümet yapıları ile iktidarsızlık baştan kabullendirilmektedir.

Bu iktidarların ve her seferinden yeniden üretilen seçmen kitlelerin yazgıları “piyasanın kurallarına göre” oynamak ve oynatmaktır. Kurulacak devrimci küresel bir siyasi çizgi, bir çok şeyin yanında demokrasiye özgürlükçü içeriğini kazandırmak için mücadele etmek ve karşı karşıya olunan sorunları tüm veçheleri itibarı ile bir bütün olarak kavramak durumundadır.

İnsanın bireysel ve kolektif haklarına yönelik yapılacak vurguların yoğunluğu toplumu kapitalizmin ötesine taşıyacak sosyalist toplum projesi ile buluşmalıdır.

4) Kadın ve erkeklerin toplumsal ilişkileri içinde alınacak tavır, küresel bir devrimci siyasetin olmazsa olmazlarındadır. Günümüz dünyasında açık bir şekilde kadın karşıtı ideolojiler bulunmaktadır. ABD’deki belirgin evangelist ve radikal hıristiyan hareketler, Avrupa kıtasındaki popülist sağ akımlar, Afrika kıtasındaki feodal ilişkilerin gündemde olduğu komprador ülkeler, İslam coğrafyası içinde yaygın bölgeler, aynı şekilde Hinduizm gibi köktenci oldukları ileri sürülen dini hareketler pratikte kadın karşıtlığını üretmeye devam etmektedir. Radikal feminist hareketler kapitalizmi zorunlu olarak “kapitalizmin ötesine geçme” perspektifi ile hareket ettiğinde özgürleştirici dinamikler içinde düşünülebilir. Ancak bu hareketler doğaları gereği yeterli değildir. Kadın sorunu geçmiş dönem bütün hatalara rağmen, halen sınıfsal devrimci bir hat içerisinde bilimsel ve sonuç odaklı ivmelerini gerçekleştirme potansiyelini barındırmaktadır.

5) Küresel devrimci siyasetin bir diğer olmazsa olmazı ekolojik sorunlar karşısındaki gerçekçi tavırdır. Amerikan yönetiminin çokuluslu şirketlerinin gündelik çıkarlarını ve “israfçı Amerikan yaşam tarzını” savunmak pahasına gezegeni feda eden tavrını yok saymak olmaz. Benzer şekilde jeostratejik atgözlükler takarak Çin kapitalizminin doğaya verdiği sistematik zararı görmezden gelemeyiz. Naif ekolojistler ve siyasetten uzak durmaya çalışanlar, sistemin yıkıcılığını anlamaktan acizdirler. Onunla yüzleşmekten kaçınarak hareket ederler. Doğaya karşı duyulan sorumluluk meselesinde kapitalist üretim tarzının kısa vadede en yüksek karlara kilitlenmiş dar ufkunu dikkate almak ve sosyalist perspektif zorunludur.

Bu 5 temel kriter, çelişik karakterleri yüzünden birçok kıtada bütüncül bir şekilde uygulanamamaktadır. Bazı ilkeler egemen sağ güçlerin odaklandığı alanlarla ilgilidir veya sınıf mücadelesinin küresel temelde çeşitli biçimleri altında ötelenmektedir. Diğer yanda alternatif/sol potansiyele sahip politik ve sosyal hareketler dar ufukları ile dünyanın dört bucağında bölük pörçük durumdadır.

Bu kriterlerin aynı anda, aynı yerde birlikte var olmalarını sağlayabilme görevi, kurulacak küresel devrimci bir siyasi strateji ile mümkün olacaktır. Bilimsel sosyalistlerin yoğunlaşmak zorunda oldukları çetrefilli ancak son derece yakıcı bir sorumluluk olarak bu konu ortada durmaktadır.

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest