Kültür Devriminde 100 Gün Savaşı

ABD’li aktivist, çiftçi ve eğitimci-yazar William Howard Hinton‘ın 1937’de ilk kez Çin’e gitmesi ve ÇKP’nin kızıl bölgelerdeki tarım reformuna mercek tutmasıyla başlayan devrimci serüveni, yarı-feodal yarı-kapitalist karakterde emperyalist kuşatma altında bulunan yoksul bir Asya ülkesinde devrimin izini bizzat yerinde süren gazeteci yazarlar Edgar Snow ve Han Suyin’in çalışmaları kadar önemli bir hazinedir. William Hinton’ın 1966’da yayınlanan Fanshen isimli çalışması “Çin Köylerinde Devrimin Belgeseli” altbaşlığı ile yayınlanmıştır. Tarım reformuna ilişkin yerinde gözlem ve röportajlardan oluşan bu çalışmanın ardından 1972 döneminde bu kez Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin en hararetli ilk 5 yıllık evresine mercek tutan çalışması gündeme gelecektir. “100 Gün Savaşı: Zinhua Üniversitesi’nde Kültür Devrimi” ismiyle yayınlanan bu önemli çalışmada yazar Kültür Devrimi’nin sinir uçlarından biri olan Çin’in en önemli teknik mühendislik üniversitesi olan Zinhua’daki gelişmelere dönemin tanıklarıyla yaptığı görüşmeler ve gözlemleri ile mercek tutacaktır.

Zinhua Üniversitesi’nde Ne Olmuştu?

Büyük Proleter Kültür Devrimi, Çin’de iktidar odakları içinde kapitalist yolu tutmuş mevki düşkünleri ve burjuva unsurlara karşı bizzat Mao Zedung’un ve oluşturulan Kültür Devrimi Merkez Komitesinin talimatı ile 1966 döneminde başlatıldığında, hedefteki Liu Shaoqi ve Deng Xiaoping’e yönelik mücadeleye en büyük katkı üniversite gençliğinden gelecektir. Liu Shaoqilerin devrimci siyasetleri yok saydığı, Marksizm-Leninizm yerine revizyonizmi uyguladığı bir iklimde üniversitelerde tamamen tekniğe ve uzmanlaşmaya, kariyerlere ve fırsatlara yönelen bir öğrenci kuşağı yetişmektedir. Revizyonizm, hem öğrenciler hem de akademik kariyerleri dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen akademisyen kadrosu için geçerlidir.

Dönemi daha iyi anlayabilmek için Hinton’ın aktardığı bir bilgi zihin açıcı olacaktır. O dönem Sovyetler Birliği’ne giden ve eğitim alıp Çin’e dönen öğrenciler, SSCB’deki ilginç bir uygulamayı dile getirirler. Sovyetler Birliği’nde doktora tezini vermiş kişilere hediye olarak enstitü tarafından bir adet deri çanta, madalyalarını koymaları için bir adet işlemeli kutu ve ileride lazım olacağı düşünülen bir adet deri cüzdan verilmektedir. Benzer uygulamaları normalleştiren, gelişimin Batı kapitalizmini ve SSCB’yi izlemek ve kariyer sahibi olarak yükselmek olduğunu savunan Liu Shaoqilerin dönemi Çin’de tartışılması gereken bir soruyu ortaya çıkartır. 1949’da yaklaşık 28 yıllık devrimci savaşların sonucunda Halk Cumhuriyeti kurulmuştur ve demokratik devrim ilerletilmiştir. Peki sosyalizme geçilebilmiştir? Veya kapitalizm ne durumdadır? İşte tüm bir Kültür Devrimi boyunca Mao Zedung’un ve proleter devrimci çizgiyi izleyen Çinli Marksistlerin yoğunlaştığı temel sorunsal bu olacaktır.

Kuai Dafu’nun trajedisi sınıf mücadelesi açısından ders alınması gereken ibretlik bir örnektir.

Kapitalist üretim ilişkilerinin doğal sonuçları olan mevkicilik, kariyerizm, teknik düşkünlüğü, siyasete burun kıvırma gibi yaklaşımların adeta sistematik bir şekilde üretildiği merkezlerin başında Zinhua Üniversitesi gelmektedir. Üstelik bu ilişkiler sosyalizmin ilerletilmeye çalışıldığı bir iklimde kendini gösterir. Dolayısıyla sonuç ne klasik kapitalist bir ülkedeki şekliyle ne de SSCB’deki revizyonizm şeklinde yaşanır. Çin tipinde yeni biçimde bir modern revizyonizmdir gündemde olan… Zinhua bu açıdan Kültür Devrimi’ndeki mücadele açısından ciddiyetle incelenmesi gereken önemli sinir ucudur aynı zamanda sınıf mücadelesi açısından devrimci bir laboratuvardır.

Zinhua’nın denetimi o evrede Liu Shaoqi’nin eşi Wang Guangmei ve kendisine bağlı kadrolardadır. Wang Guangmei 1959-1968 yılları arasında Çin’in bir nevi “First Ladysidir” Çinli işçilerin tabiri ile üzerine yapışan giysileri, beyaz şemsiyesi ve burjuvaziye özenen şapkaları ile kendini halktan ayrıştırmakta, halkı küçümsemektedir. Zinhua’da hem kendi çocuğu eğitim almaktadır hem de üniversite rektörü ve politikaları üzerinde doğrudan belirleyici konumdadır.

Liu Shaoqi’ye ve kapitalist yolculara bağlı “çalışma gruplarının” bu evrede üniversiteye gelerek  Kültür Devrimi’ne katılmak için seferber olan öğrencileri bastırması ve yanlış yönlendirmesi hızla öğrenci gruplarının oluşmasına vesile olacaktır. Oluşan gruplardan en önde geleni yoksul bir köylü aileden gelen, üniversitede gençlik içinde çok sevilen devrimci gençlerden biri olan Kuai Dafu’dur. Teknik kimya bölümünde okuyan, gözlükleri ile belirgin ateşli bir militan olan Kuai Dafu’nun liderliğini yaptığı Çinkang Dağı Alayı öğrenci grubu üniversitede kapitalist yolcuların ve Wang Guangmei’in etkisine karşı başlattığı mücadele süreçle birlikte haklı mücadeleden dar grupçuluğa ve sekterliğe dönüşmesi açısından önemlidir.

Devrimcilikten İşçi Düşmanlığına: Kuai Dafu

Kuai Dafu’nun ve öğrenci grubunun revizyonizme karşı haklı mücadelesi çok geçmeden karşıtına dönüşür. Keza sanılanın aksine Büyük Proleter Kültür Devrimi sadece mücadele etmek ve yıkmak anlamına gelmez. Süreç bir dönüşüm hareketidir. Kapitalist yolcuların teşhiri ve tespiti ilk evreyi, bu unsurların iflah olmazlarının tasfiyesi haricinde kalan büyük çoğunluğunun mücadele-eleştiri ile dönüşümü ikinci evreyi oluşturmaktadır. Kuai Dafu’nun ve grubundaki öğrencilerin süreci sadece “saldırı” olarak ele alması ve zaman ilerledikçe Mao Zedung’un “bölünmeyin birleşin” çağrılarına kulak asmadan sadece grubunun ve kendi liderliğinin çıkarlarını düşünen bir konuma savrulması “ultra-sol” veya “sekterizmin” teoride devrimci söylemleri olmasına rağmen pratikte burjuvazinin sınıfsal tavrı ve doğası ile uzlaştığını göstermesi ve halkın geniş çıkarları yerine bencilliği ve mevkiciliği öne çıkarması açısından önemlidir.

Kuai Dafu’nun başında bulunduğu Çinkang Dağı Alayı, Nisan 1968’den Temmuz 1968’e kadar üniversitede sürecek olan ve silahların da yoğun olarak kullanıldığı yaklaşık 100 günlük büyük çatışmalarda çok sayıda kapitalist olmayan devrimci unsurun da yaşamını yitirmesine ve ağır şekilde yaralanmasına neden olacaktır. Rakiplerine karşı uygulamalarında eleştiri ve ikna yöntemini bir kenara bırakan, halk içindeki çelişkileri düşmanla olan çelişkilerle karıştıran ve işkence dahil olmak üzere burjuva sınıfların gerici uygulamalarına başvuran Kuai ve arkadaşlarının gericileşen serüveni Temmuz 1968’de bizzat Mao Zedung’un onayı ve direktifi ile Zinhua’ya gelen 100.000’e yakın işçi propaganda birliği tarafından sona erdirilecektir.

Kültür Devrimi’nin önemli teorisyenlerinden Yao Ven Yuan’ın “İşçi Sınıfı Her Şeye Önderlik Etmelidir” makalesinde Mao şöyle demektedir:

“Proletarya burjuvaziye karşı, kültürün çeşitli alanları da dahil olmak üzere üst yapının her alanında diktatörlük uygulamalıdır. Eğitimde proleter devrim gerçekleştirilirken işçi sınıfının önderliği zorunludur. İşçi kitlelerin eğitim alanında proleter devrime katılması, Kurtuluş Ordusu savaşçıları ile elele vererek öğrenciler ve okullardaki öğretmenler ve işçiler arasında eğitimde proleter devrimini sonuna kadar götürmeye kararlı militanlarla birleşerek devrimci bir “üçlü birlik” bileşimi yaratması zorunludur. İşçi propaganda ekipleri okullara sürekli olarak yerleşmeli, okullarda mücadele-eleştiri-dönüşümün tüm görevlerinin yerine getirilmesine katılmalı ve daima okullara önderlik etmelidir.”

Kuai Dafu ve alayının, üniversiteye gelen işçi propaganda birlikleriyle dahi savaşması ve çatışmalar sonucunda 5 işçinin öldürülmesi, 700’den fazla işçinin yaralanması hadisesi bardağı taşıracak son olaylar olacaktır. Üretimden, halktan ve sınıfsal pratikten kopuk öğrenci solculuğunun geldiği ve gelebileceği nokta arkada kalan 2 yıllık sürede bütün çıplaklığı ile ortadadır. Başlarda Liu Shaoqi ve kapitalist yolculara karşı haklı olarak isyan edilirken öğretim görevlilerinin, ailelerin de katılıp desteklediği binlerce kişiden oluşan Zinhua Üniversitesi öğrenci grupları, Temmuz 1968’e gelindiğinde her iki taraftandan da bir avuç kişiye kadar düşecektir. Mücadelenin yanlış kavranması ve Mao Zedung’un devrimci çizgisinin izlenmemesi ve kasıtlı olarak çarptırılması halk ve emekçi sınıfların desteğinin yitirilmesine neden olacaktır. Kitle desteğinin yitirildiği ve üniversitenin harabeye döndüğü bu evrede ayrıca sınıf düşmanı unsular ve öğrenci olmayan karşı devrimciliği bilinen çeşitli lümpen kesimler de çatışmalara dahil olacaktır. Yozlaşmanın temel nedeni de sınıftan kopuşun kaçınılmaz getirileridir. Ülke çapında Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ikinci evresi yani eleştiri ve dönüşüm ve birlik süreci başlarken Zinhua’lı grupların ısrarla ayrışmaya çalışması ve dar grup çekişmeleri, kitlelerin doğru olmayan mücadele tarzlarının nasıl karşı devrime götürdüğünü görmeleri açısından büyük bir derstir.

Mao Zedung tüm bu süreçte mümkün olduğunca az yukarıdan belirlemeye kalkışmıştır. Öğrenci kitlelerin bizzat kendi pratiklerinde, sınıf mücadelesinin çetrefilli seyri içinde olguları keşfetmeleri ve dersler alınması istenmiştir. Herhangi bir devrimci süreç yaşamamış eski devrimci kuşağın çocukları sayılabilecek bu yeni kuşak, Kültür Devrimi ile hem revizyonizme hem de sekterizme karşı mücadeleyi tanımışlardır.

İlerleyen günler Kuai Dafu’nun özellikle silah konusunda ve çeşitli talimatlar konusunda o evrede Mao Zedung’u yalnız bırakarak iktidardan düşürmeye çalışan 16 Mayıs karşı devrimci hareketi ile bağlantılı olduğuna ilişkin çeşitli belgeleri de gündeme getirecektir. Çin Ben-yu, Vang Li ve sonrada gruba dahil olduğu iddia edilen Cen Boda’dan oluşan bir ekibin kışkırtıcı tarzını izleyen Kuai Dafu çeşitli özeleştiriler yapacaktır. Mao Zedung’un bizzat görüştüğü 5 öğrenci liderinden biri olan, 5000’den fazla öğrenciyi mitinglerde yöneten kendisi 1968 yazından sonra Qingtongxia‘taki alüminyum fabrikasına çalışmaya gönderilecektir. 1970 döneminde soruşturmanın derinleştirilmesi ile işçilerin ölümündeki sorumluluğu ve okulun her yerine yerleştirdiği silahların ortaya çıkartılması ile Kuai Dafu’nun siyasi çalışmalarda yer alması yasaklanır. 1987 dönemine kadar da suçlarından ötürü hem cezaevinde kalır hem de üretim sürecinde yer alır. Kuai’in sonraki yaşamı Çin’in değişen yeni kapitalist yolu doğrultusunda belirlenir. Hapishane yaşamı sonrası yeniden üretim çalışmasına döner ve siyaseti tamamen bırakır. 1993’ten beri Pekin’de faaliyet gösteren bir internet teknoloji firmasında yöneticilik yapmaktadır.

16 Mayısçıların Büyük Proleter Kültür Devrimi’ni Mao Zedung karşıtı karşı devrimci bir kalkışmaya dönüştürme çabaları esasen 1971 dönemi ve Lin Biao’nun tasfiyesi ile birlikte sürecin “kapitalist yolcularla mücadeleden” “görünürde sol özünde sağ” ile mücadeleye dönüşümü üzerinde de belirleyici etki yapar. 1971 sonrasındaki rüzgarın yeniden Deng Xiaoping’in başında bulunduğu “kapitalist yolcularla mücadeleye” dönüşümü 1975 döneminde ağırlık kazanır. Ancak bilindiği üzere süreç, Mao Zedung’un ölümü ardından karşı devrimci bir hükümet darbesiyle ve Kültür Devrimi Merkez Komitesi üyelerinin tasfiyesi ile sonlandırılır ve devrim yenilir.


*Makalenin genişletilmiş tam versiyonu Kuram Dergisi’nin Mart-Nisan 2018 dönemine ait 16. sayısında yer alacaktır. Bilgi ve abonelik için: 0507 612 85 66

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Kültür Devriminde 100 Gün Savaşı” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest