Khokan Majumdar ile Mao Zedung Görüşmesi Üzerine

İlk kez 2013 yılı Temmuz ayında hindustantimes haber sitesinde yayınlanan bu önemli röportajı Kuram Dergisi okurları için aktarıyoruz.


Naxalbari hareketinin kurucu üyelerinden Khokan Majumdar’ın gözündeki zeka parıltısı 83 yaşında olmasına rağmen yitip gitmemiş durumda. Debjyoti Chakraborty, kendisi ile ilk kez Çin’e gidip Mao Zedung ile buluşması, ayrıca bugünkü Maoist hareketi nasıl yorumladığına yönelik sohbet etti.

İlerleyen yıllar ve yaşın etkisiyle yorulan gözleri 83 yaşında bile halen zeka ile parıldıyor. Gözleri, kalın çerçevelerin arkasından, Kolkata’nın 570 km. kuzeyinde Khemci’ye bağlı Janashakti’de bulunan, çatısı ince tenekeden kaplı ve ofis adı verilen ahşap barakanın farklı bölümlerinde dolanıyor. Odadaki tek dikkat çekici şey, yaşamı boyunca Naxalbari hareketinin tartışmasız lideri olan Charu Majumdar’ın, sınıf düşmanlarını mağlup etme konusundaki sözlerinden birini içeren çiçeklerle kaplı büyük çaplı fotoğrafı. Abdul Hamid gibi devamlı farklı isimler kullanmak durumunda kalan kendisi, hayatı boyunca Charu önderin yardımcılarından birisi olarak yaşamış. Partisine yönelik veya kendisiyle ilgili yanıtlamak istemediği bir soru geldiğinde, Majumdar ya gözlerini kaçırıyor ya da “Altı yıl önce geçirdiğim serebral inmeden sonra detayları hatırlamıyorum” şeklinde soruları yanıtlıyor. İnmenin olumsuz etkileri açıkça belli oluyor. Konuşması düzgün değil. Sol bacağı aktif olsa da, sağ eli ve bacakları eskisi kadar güçlü değil. Ama her sabah 4.30 civarı yürüyüşe çıkıyor.

“Her zaman yanınızda biri olmalı.” Gülümsüyor ve cehennem gibi sıcak bu Haziran sabahında bakışlarını bir kez daha barakanın tavanına kaydırıyor. Khokan Majumdar halen aktif siyaset içinde olduğunu düşünüyor ve gururlu bir şekilde  HKP (ML) – Janashakti politbüro üyesi olarak kendini tanıtıyor. Bu hareket Naxalitlerin marjinal bir fraksiyonu olarak da biliniyor. Ancak kendisi, 1969’da kurduğu partinin günümüze dek pek çok acı ve kısır hizip kavgası sebebiyle ayrıştığını, mevcut yapının bir bakıma geçmişin bir hatırası olduğunu kabul etmeyi reddediyor.

Majumdar, Hindistan’daki Sol politikaların seyrini kalıcı olarak değiştiren ve 25 Mayıs 1967’de başlayan Naxalbari hareketini bugünlerde eleştiriyor: “Kırsal bölgelerden kopmak ve daha çok kent gerillası taktiklerine odaklanmak bir hataydı.”

Eylül 1967’de Çin’e yaptığı geziyi ve Mao Zedung ile görüşmelerini anlatmaktan hoşlanıyor kendisi. Mujibar Rahman, Deepak Biswas, Khudan Mallik ve Kanu Sanyal’dan oluşan dört arkadaşı ile birlikte Çin’e yaptığı yolculuk hakkında konuşurken gözleri parıldıyor. “Başkanla görüşmeye karar verdik ve hareketimiz hakkındaki görüşlerini öğrendik. Charu önder, Mao’nun düşüncesini merak ediyordu. ”

“Çin’e nasıl ulaştınız?”

“İlk olarak Pakistan sınırını geçtik ve yardım istedik. Fakat 1965 savaşının yaraları halen taze idi. Bize Hindistan ile başka bir cepheyi yakın zamanda açmak istemediklerini ve bizi geri göndereceklerini söylediler. Aslında politikamızdan da şüpheleniyorlardı. Sonra Nepal’e gittik ve oradan Çin’e Tibet üzerinden giriş yaptık, çoğunlukla yürümüştük. ”

Majumdar, Çinlilerin başlangıçta şüphe ettiklerini ve sıkı bir ihtiyatla kendileriyle temasa geçtiklerini söylüyor. Ancak bir zamanlar Naxalbari hareketinin gerçek temsilcileri olduklarına ikna olduklarında Pekin radyosu Bahar Fırtınasını çalmaya başlar ve onları devlet misafirleri olarak kabul eder.

“Mao ile ilk toplantın nasıldı?”

“Bir gün, parklık bir alanda bulunan köşk benzeri bir yapıya götürüldük. Uzun bir masa etrafında oturmuş üst düzey parti ve askeri liderleri gördük. Ama Mao aralarında yoktu. Ardından, ev sahiplerimizden biri bizi bahçede volta atan ve hızlı şekilde sigara içen bir adama götürdü. Adam gülümsedi ve bizimle el sıkıştı. Mahçuptuk. ”

Majumdar, Mao ve Çin’deki tüm birimlerin Hindistan’daki siyasi gelişmelere meraklı olduğunu söylüyor. “Orada üç ay kaldık ve politik, ideolojik ve gerilla savaşı eğitimleri aldık.” Ancak süreç mutlu bir şekilde sonlanmaz.

“Mao, sloganımıza oldukça sinirlenmişti.” “Çin’in başkanı bizim de başkanımızdır isimli Charu önderin makalesiydi bu. Bunun yanlış olduğunu ve siyasi açıdan olgunlaşmamış olduğunu bize söyledi. Bunun üzerine hiçbir açıklama yapmadık. ”

Özellikle Naxalbari hareketinden bu yana partisinin ideolojik olarak Çin deneyimine yakın  olduğunu düşünen Charu önder, Mao’nun görüşünün önemli olduğunu belirtiyordu. Hindistan’a geri döndüklerinde ve Mao’nun görüşleri Charu Majumdar’a bildirildiğinde kendisi depresyona girer. Khokan Majumdar, oldukça üzgün olan Charu öndere Mao’dan aldığı bir puroyu hediye eder. “Mao her birimize birer tane puro vermişti. Ben hatıra olarak kendiminkini sakladım ve neşesi yerine gelsin diye Charu öndere verdim.”

“Sizler için çeviri işini kim yaptı? Mao yalnızca Çince konuşur ve siz de İngilizce konuşmuyorsunuz…”

“Bütün bu detayları hatırlamıyorum. Yaklaşık 50 yıl önceydi. Altı yıl önce felç geçirdiğimi anımsatırım.”

Politikayı öğrenme, Majumdar için erken yaşlarda başlar. Yoksul bir çiftçinin oğlu olan kendisi 12 yaşında evden kaçar. Takip eden hikaye çaresiz bir çocukluktur, pek çok tuhaf işte çalışır. Naxalbari yakınlarındaki bir çay bahçesine katıldıktan sonra sendikal aktivist olarak aktif siyasete başlar. Sonra da köylüler arasında bir kahraman olan Charu Majumdar ile tanışır.

“1953’te Charu babu ile tanıştım. Hindistan komünist partisinin kitle örgütleri çizgisine karşı başından beri birlikte savaştık. Naxalbari ayaklanmasının başladığı gün, Majumdar çiftçilerden oluşan küçük bir kabileye liderlik ediyordu ve polisle karşılaşmıştı. İlk kanı kimin döktüğünü hatırlamıyorum, ama bir polis memurunun koştuğunu ve tam önünde çöktüğünü açıkça hatırlıyorum. Onu dikkatli bir şekilde yere yatırdığımda, sırtında derinlere gömülü üç tane ok fark ettim. Bu başlangıç ile gurur duydum. Ancak daha sonra kabul edilen strateji gereksiz kan döktü.” Naxalitlerin Çin modelini gerçekten takip edip etmediğini sorduğumda, “O zamanki anlayışımız yetersizdi. Ancak coşkumuz ve kararlılığımız asla sorgulanamaz. ” şeklinde yanıt verir.

Neyin ters gittiğini söyleyen Majumdar, neredeyse yarım yüzyıl sonra, halkla temasın olmamasının asıl mesele olduğunu söyledi. “Charu önder savaşmak için acele ediyordu. Böylece işler çok sıcak hale geldiğinde halkımızın yaslanacak bir şeyi kalmamıştı. Sonsuz hizipçilik içinde dağılmış, kaybolmuş ve batırılmıştık.” Majumdar, partisinin Mao’nun fikrini düşünmesinin artık çok geç olmasına rağmen, yine de zaferler kazandığını ve güçlü bir mirası olduğunu söyledi. Maoistler, Hint siyaseti açısından halen önemli.

“Peki sizinle ve partinizle temas kuruluyor mu?”

“Tartışmalar için bize geldiler. Bizler kardeşiz. Ama sonra bizi ziyaret etmeyi bıraktılar. Aynı hatayı yapıyorlar, zemini hazırlamadan savaşmaya gidiliyor. Ama eskiye oranla daha organize ve daha becerikliler.”

Majumdar uzaklara bakar. Maoistleri tartışmak istemez. Bu bağlamdaki tek yorumu: “Tarihi tekrarlayamıyoruz bile. Her şeyi unutabiliyoruz.” olur.

Naxalbari’ye yapılacak bir ziyaret, Khokan Majumdar’ın iddiasını doğrular. Köylülerin ayaklanmasının, bağımsız Hindistan’daki en önemli silahlı mücadeleye dönüşmesinden yaklaşık 50 yıl sonra, Naxalbari’de neredeyse hiçbir gelişme olmamıştır. Yaklaşık dört buçuk saatlik yoğun tartışmalar ve eylem adamı olduğu eski günlerin yeniden canlandırılmasının ardından, Khokan Majumdar aniden ev sahibi olarak çay ikram etmek ister, ama barakada arkada bir yerden gelen bir kadın sesinden sonra aceleyle geri çekilir. Bu yüzden beni yol kenarındaki uğrak mekanlarından biri olan çayevine götürür. Tuhaf bir yürüyüşü vardır, sol bacağının arkasından güçsüz sağ bacağını sürükler ve dengeyi korumak için sağ elini sallar. Burası çoğunlukla Rajbongshi kabilesinden günlük işçilere pirinç ve balık közlemesi yapan bir yerdir. Elbette herhangi bir ismi de yoktur.

Mekan sahibi Majumdar’a olan sevgisinden ötürü, ona o gün herhangi bir şey yiyip yemediğini sordu, çünkü boş bir mideye içilen çay zehir gibidir. “Lütfen çay ile bir şey al.” Cevap kayıtsızdı: “Hatırlamıyorum ki. Sanırım sabahtan biraz pilav yemiştim. Şimdi aç değilim. ” Çay ile birlikte bir şeyler istedik, o da isteksizce kabul etti. Bir paket bisküvi sipariş ettik. Gözlerini kapatarak çay içerisine daldırdı, gerisini dikkatli bir şekilde sardı.

Hindistan tarihinin en kanlı hareketinin liderlerinden, kod adı Abdülham Hamid olan Khokan Majumdar ile ilgili son izlenimim; odasına, bir başka yalnız akşama doğru sağ kolunu yavaşça sallayarak ağır ağır yürüyen yaşlı bir adam ve liderinin fotoğrafı…

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest