İşçi Sınıfı Her Alanda Liderlik Yapmalıdır

Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin devrimci kadrolarından, edebiyat eleştirmeni Yao Wenyuan’ın 30 Ağustos 1968’de Peking Review’de yayınlanan önemli makalesinden bir bölümü okurlarımız için aktarıyoruz. Makale, 1976’da gerçekleşen karşı devrimci darbe öncesi hakim siyasi atmosferi ve sınıf savaşımının yönünü göstermesi açısından önem kazanıyor.


Şimdi her kademedeki devrimci komitelerin karşı karşıya bulunduğu en önemli görev, mücadele-eleştiri-dönüşüm çalışmalarını vicdanlı ve iyi bir şekilde ve hiç zaman kaybetmeden yapmaktır. Bu görevi yerine getirebilmek için, işçi sınıfı liderliğinin sürmesi ve işçi sınıfının Büyük Proleter Kültür Devrimi’nde ve tüm çalışma alanlarındaki öncü rolünü tam anlamıyla ortaya koyması zorunludur.

Burjuvazinin diktatörlüğünü proletaryanın diktatörlüğüyle değiştirme sloganı, Marksizm’in 120 yıl önce 19. yüzyıl ortalarında şekillenmeye başladığı zamandan ortaya atıldı. Bu slogana yalnızca emperyalistler, toprak ağası sınıflar, burjuvazi ve onların ajanları ayrıca eski ve yeni revizyonistler karşı çıkıyor. Çin Komünist Partisi bu sloganı temel programı olarak kabul etmektedir. Bu sloganı gerçekleştirmek için işçi olmayan kitleleri, özellikle köylü kitleleri, şehir küçük burjuvazisini ve yenilenen aydınları bir araya getirmek ve onları ileriye götürmek esastır.

Tüm süreç boyunca, Büyük Proleter Kültür Devrimi yalnızca bir sınıfın, işçi sınıfının liderliği altında olmuştur. Partimiz proletaryanın öncüsüdür. Başkan Mao ve başkan yardımcısı Lin Biao’nun önderlik ettiği proleter merkezi, işçi sınıfının, yoksul ve alt-orta köylülerin ve emekçi halk kitlelerinin çıkarlarını savunur. Bu merkez tüm Parti, bütün ordu, bütün ulus ve devrimci halk kitleleri için tek lider merkezdir. Başkan Mao’nun proleter devrimci çizgisi ve tüm talimatları, işçi sınıfının ve yüz milyonlarca devrimci halkın acil taleplerini yansıtmaktadır ve proletaryanın Büyük Proleter Kültür Devrimi’ndeki güçlü liderliği ile somutlaşmaktadır. Yüz milyonlarca devrimci halkın katıldığı Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin başlamasını mümkün kılan şey Başkan Mao’nun başkanlığını yaptığı proleter merkezinin liderliğidir. İşçi sınıfı liderliğini sürdürebilmek için, her şeyden önce işçi sınıfının büyük lideri olan Başkan Mao’dan ve işçi sınıfının yüce savaş komutanlığı tarafından verilen her emrin süratle ve sorunsuz şekilde uygulanması gerekir.

Çok Merkezcilik Ne Anlama Gelir?

“Çok merkezcilik”, yani “merkezsizlik” teorisi, dağ-kaleciliği anlayışı, sekterizm ve işçi sınıfı liderliğini baltalayan diğer gerici burjuva eğilim ve teorilere karşı çıkılmalıdır. Devrimci komiteler, proletarya diktatörlüğünün her yerde bulunan iktidar organlarıdır. Tüm birimler devrimci komitelerin liderliğini kabul etmelidir. Ülkemizde, Başkan Mao’nun proletarya karargahına ters düşen büyük ya da küçük “bağımsız krallıkların” varlığına müsaade edilmez.

Başkan Mao’nun direktiflerine direnen bu su geçirmez ve delinmez “bağımsız krallık”, yani eski Peking Belediye Partisi Komitesi, işçi sınıfı liderliğine karşı çıkmak ve kapitalizmi yeniden inşa etmek için Çin’in Kruşçev’i ve beraberindeki büyük komplocu çetesi tarafından kullanılan bir araçtı. Bu “bağımsız krallık”, devrimci fırtınalar tarafından tamamen parçalanmıştı. Sınıf mücadelesindeki bu tarihsel ders tüm devrimciler tarafından akılda tutulmalıdır. Ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan burjuva unsurlarının kontrolü altındaki büyük veya küçük “bağımsız krallıkların” mensupları da bu dersi iyi incelemelidir.

İşçi propaganda ekipleri şu an eğitim alanına giriyor. Bu deprem etkisinde bir olaydır. Okullarımız, eski dönemlerin sömürücü sınıflarının ve çocuklarının tekeli durumundayı. Koşullar kurtuluştan sonra biraz iyileşti, ancak okullar hala burjuva aydınların tekelinde kaldı. Genç Kızıl Muhafız savaşçıları, Büyük Proleter Kültür Devrimi sırasında Parti içindeki kapitalist yolculara karşı isyanı başlattığında okullardaki gerici burjuva güçler bir süreliğine sert darbeler aldı. Fakat kısa bir süre sonra, bazı insanlar yine gizli olarak aktif oldular. Kitleleri birbirleriyle mücadele etmeye kışkırttılar ve kültür devrimini sabote etmeye, mücadele-eleştiri-dönüşümü bozmaya, büyük ittifakı ve devrimci “üçlü” kombinasyona zarar vermeye ve bu durumun düzeltilmesine yönelik çalışmaları da engellemeye çalıştılar. Bütün bunlar kitleler arasında memnuniyetsizlik uyandırdı. Gerçekler bize, bu tür koşullar altında, öğrencilerin ve entelektüellerin, mücadele-eleştiri-dönüşüm görevini ve eğitim cephesinde bir dizi başka görevi yerine getirmelerinin tek başlarına imkansız olduğunu göstermektedir; İşçiler ve Halk Kurtuluş Ordusu savaşçıları sürece katılmalıdır. İşçi sınıfının güçlü liderliğine sahip olmak şarttır.

Başkan Mao: “Okullar İşçi ve Köylüler Tarafından Yönetilmelidir!”

Başkan Mao geçtiğimiz günlerde şunları söyledi: “Eğitimde proleter devrimi gerçekleştirirken, işçi sınıfı liderliğine sahip olmak, işçi kitlelerinin katılımı ve Kurtuluş Ordusu savaşçıları ile işbirliği içinde yaşamak önemlidir. Proleter devrimi sona erdirmeye kararlı olan okullarda; öğrenciler, öğretmenler ve işçilerle birlikte devrimci bir “üçlü” kombinasyon kurulması gerekir. İşçi propaganda ekipleri sürekli olarak okullarda kalmalıdır. İşçiler okullarda mücadele-eleştiri-dönüşümün tüm görevlerini yerine getirmeye katılmalı ve her zaman okullara öncülük etmelidirler. Kırsal kesimde de okullar yoksul ve alt-orta köylüler tarafından yönetilmelidir. İşçi sınıfının en güvenilir müttefikleri bu sınıflardır.”

Yao Wenyuan
Peking Review, No. 35, 30 Ağustos 1968

Kuram Dergisi

Diyalektik materyalist bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest