Aydınlar ve Kent-Kır Ayrımı

Kent ile kır arasındaki tarihsel eşitsizlik ve çelişme durumunun yansımasını gösterdiği alanların başında aydın sınıfları gelir. Antonio Gramsci’nin de belirttiği gibi bir ulusal ölçekte tarihsel bir bloku oluşturan kent ve kır için iki ayrı aydın tipi bulunmaktadır.

Kent Tipi Aydın

Kent tipindeki aydınlar esas olarak sanayinin gelişimiyle birlikte kendileri de gelişmişler, beraberinde sanayin üzerinde belirleyici etkide bulunmuşlardır. Kentsel aydınların özellikle sanayi/hizmet sektöründe çalışan aydınların rolü işletme sahibiyle emekçi kitleler arasında ikinciyi ilkine bağlamak amacıyla ilişki kurmaktır. Aydınlar çoğunlukla bilinçli kimi zaman da kendiliğinden bir seyir içinde işletme sahipleri/sermayedarlar tarafından belirlenmiş planların hazırlanmasında ve kitleler tarafından benimsetilmesinde önemli rol oynar.

Kapitalist sistem tarafından henüz tam olarak dönüştürülmemiş kırsal bölgelerde ise geleneksel aydın tipi kendini gösterir. Özellikle küçük merkezlerde, taşralarda ortaya çıkan köylü-küçük burjuva yığına bağlı aydın sınıfıdır gündemde olan.

Kırsal Bölge Aydını

Kırsal kesimdeki aydın tipi merkezi veya yerel yönetimler ile kır emekçisi kitleler arasında ilişki kurar. Bu yönüyle önemli bir siyasal işlevi yerine getirirler. Kırsal kesim aydınlarında mesleksel aracılıkla siyasal aracılığı birbirinden ayırmak çoğu zaman zordur. Noterlik, avukatlık, köy öğretmenliği, köy ve kasabalardaki memurluklar gibi meslekler bu halkada düşünülmelidir.

Ortalama köylünün yaşam biçimi ve standartlarından farklı bir yaşam biçimine sahip olan bu meslek grupları köylü için bir örnek olarak sabitlenir. Mevcut durumundan kurtulmanın potansiyel modelleri olarak görülür ve idealize edilir bu aydınların konumu. Ancak kırsaldaki kitlelerin durumu sadece benimseme, özenme şeklinde değildir. Diğer yönden “önemsememe” şeklinde bir başka ifade ile içgüdüsel bir kıskançlık, taraf tutan aşırı öfke öğelerinden bezenen bir hayranlık durumudur bu.

Emekçi sınıfların devrimci öncüleri ve yeni bir toplumun üretimi için kırsal bölgelerde devrimci pratik sürdüren sınıfın organik aydınlarının dikkate alması gereken bir durumdur bu ikili yön. Köylülerin bu somut durumları dikkatle irdelenmez ve araştırmalarını bu bağlamda derinleştirmezse ne kolektivizmden bir şey anlaşılır ne de kır emekçilerinde bulunan kolektivist nüveler doğru ele alınır.

Köylü yığınların her organik gelişmesi, bir aşamaya kadar sınıfın organik aydınlarının devinimlerine bağlıdır.

Sosyal Meydaya Paylaş!

Kuram Dergisi

Diyalektik ve tarihsel maddeci bir perspektifle, bilimsel sosyalist teorinin ülkemizdeki ve dünyadaki sınıf mücadelelerine uygulanması ve derinleştirilmesi doğrultusunda yayın çizgisini sürdüren Kuram Dergisi 2 ayda bir yayında!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir